run in - Türkçe İngilizce Sözlük

run in

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"run in" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
run in f. uğramak
run in f. eklemek
run in f. katmak
run in f. (motoru) alıştırmak
run in f. rodaj yapmak
Öbek Fiiller
run in f. içeri girmek
run in f. çarpışmak
run in f. (dizgiyi) sürekli yapmak
run in f. satır başı yapmadan eklemek
run in f. bitiştirmek
run in f. matris dağılımının otomatik olduğu bir dizgi makinesine (matrisi) yüklemek
run in f. önemsiz bir suçtan tutuklamak
run in f. dahil etmek
run in f. tek bir paragraf yapmak
run in f. kesintisiz bir paragraf yapmak
run in f. tek bir paragraf
run in f. kesintisiz bir paragraf
run in f. kısa ziyarette bulunmak
run in f. hızlıca girip çıkmak
run in f. birini araçla merkeze bırakmak
run in f. (hafif suçtan dolayı) tevkif etmek
Teknik
run in f. (yeni kurulan makineyi) talimatlar doğrultusunda çalıştırmak
Argo
run in f. göz altına almak
run in f. tutuklamak
run in f. yakalamak
run in f. enselemek

"run in" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 128 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
run-in i. çatışma
run-in i. anlaşmazlık
run in place i. yerinde koşu
run in place i. koşu bandı vb gibi aletler üzerinde yapılan koşu
run-in [uk] i. avın bitişi
run-in [uk] i. yarışın bitişi
run-in [uk] i. yarış sonu
run-in [uk] i. av sonu
run-in i. münakaşa
run something in f. rodaj yapmak
run in with f. uyuşmak
run away in different directions f. kaçışmak
run in out of gear f. boşta çalıştırmak
run in circles f. boşa uğraşmak
run around in circles f. boşa uğraşmak
run in full capacity f. tam kapasite ile çalışmak
run in full capacity f. tam kapasiteyle çalışmak
have a run-in with someone f. biriyle atışmak
run in place f. koşu bandı vb gibi aletler üzerinde koşmak
run in one's blood f. kanında olmak
run in trust f. borca girmek
run in trust f. kredi çekmek
run in the family s. aileden gelen (hastalık vb)
in the long run zf. en sonunda
in the long run zf. eninde sonunda
in the short run zf. kısa vadede
in the long run zf. sonunda
in the long run zf. nihayet
in the long run zf. zamanla
in the long run zf. uzun vadede
run-in N. kısa çatışma
run-in N. karşılaşma
Öbek Fiiller
run in with f. razı olmak
run in with f. aynı fikirde olmak
run in with f. yaklaşmak
run something in f. bir şeyi (kablo, boru) bir yerin/şeyin içine kadar getirmek
run something in f. bir şeyi (kablo, boru) bir yere/şeye yönlendirmek
run someone or something in f. birini/bir şeyi bir yere bırakmak
run something in f. bir şeyi (kablo, boru) bir yere/şeye uzatmak
run someone or something in f. birini/bir şeyi bir yere götürmek
run in (to something) f. akmak
run in something f. bir şeyde rekabet etmek
run in (to something) f. koşarak girmek
run in something f. bir şeyde mücadele etmek
run in something f. bir şeyde yarışmak
Atasözü
all great minds run in the same channel aklın yolu birdir
great minds run in the same channel aklın yolu birdir
Konuşma Dili
run-in i. ağız dalaşı
run-in i. atışma
run-in i. tartışma
in the long run expr. sonunda
Deyim
run in the family i. ailevi özellik
run in the family i. aileden gelme özellik
run in the blood f. mayasında olmak
run in the family f. aileden gelmek
run in the family f. aileden/ailede olmak
run round in circles f. yerinde saymak
run around in circles f. yerinde saymak
have a run-in with someone f. biriyle papaz olmak
have a run-in with someone f. biriyle arası bozuk olmak
run off in all directions f. çil yavrusu gibi dört bir yana dağılmak
run (around) in circles f. ne yapacağını bilmez şekilde bir oraya bir buraya koşuşturmak
run (around) in circles f. deli dana gibi dolanmak
run in the family f. aileden gelmek
run in somebody's family f. aileden gelmek
run someone in f. birini tutuklamak
run someone in f. birini içeri tıkmak
run in place f. bir adım ilerleyememek
run in place f. aynı yerde saymak
run in place f. yerinde koşu yapmak
run in place f. yerinde saymak
run in place f. olduğu yerde saymak
run in place f. yerinde koşmak
run off in all directions f. aynı anda bir çok rol üstlenmek
run off in all directions f. amaçsız bir şekilde hareket etmek
run off in all directions f. kontrolsüz hareket etmek
run off in all directions f. başıboş hareket etmek
run off in all directions f. bir çok şeye aynı anda yetişmeye çalışmak
run off in all directions f. dağınık bir şekilde hareket etmek
run off in all directions f. dağınık hareket etmek
run off in all directions f. bir çok şeyi aynı anda yürütmeye/yapmaya çalışmak
run off in all directions f. düzensiz bir şekilde hareket etmek
run off in all directions f. bir çok şeyi aynı anda idare etmeye çalışmak
run off in all directions f. aynı anda her şeye yetişmeye çalışmak
have a run-in with somebody f. biriyle papaz olmak
have a run-in f. papaz olmak
have a run-in with somebody f. biriyle atışmak
have a run-in f. arası bozuk olmak
have a run-in (with someone/something) f. (biriyle/bir şeyle) sorun yaşamak
have a run-in with somebody f. biriyle arası bozuk olmak
have a run-in f. atışmak
have a run-in with somebody f. biriyle sorun yaşamak
have a run-in f. sorun yaşamak
run in the family expr. aileye çekmiş
in the long run expr. uzun vadede
in the short run expr. çok yakında
in the short run expr. kısa vadede
Konuşma
don't run in the classroom! expr. sınıfta koşmayın!
don't run in the classroom! expr. sınıfta koşma!
does this run in the family? expr. baban da mı (bilardocuydu vs.)
don't run in the hallway expr. koridorda koşmayın
don't run in the hallway expr. koridorda koşmayalım
Ticaret/Ekonomi
run-in period i. deneme süresi
run in debt f. borca girmek
run in debt f. borçlanmak
in the long run zf. uzun vadede
Teknik
run something in f. alıştırmak
run in synchronism f. senkron çalışmak
Bilgisayar
run-in index i. yan yana dizin biçimi
run-in i. metne eklenmiş madde
run-in s. metne eklenmiş
run in folder expr. klasörde çalış
Mekanik
run-in i. yeni motor başlatma
run-in i. yeni makine çalıştırma
Denizcilik
run in with f. ileri doğru gitmek
run in with f. yaklaşmak
run in with f. karaya yakın yelken açmak
Medikal
run-in i. hazırlık
run-in period i. tedavisiz dönem
run-in period i. tedavisiz süre
run in families i. aileden gelen gen
Biyoloji
run-in period i. deneme dönemi
run-in period i. alıştırma dönemi
Askeri
drop zone run-in i. atma sahasına yaklaşma
Kısaltma
rbi (run batted in) i. beysbolda vuruşçunun performansını gösteren parametre
Argo
run someone in f. (polis) içeri almak
run someone in f. göz altına almak
run someone in f. tutuklamak